Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin ve genel tatil alacağı talebinde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti
Davalı, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre iş sözleşmesinin davalı tarafından 4857 sayılı Yasanın 25/2-g bendi uyarınca devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiği belirtilerek kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının, ücret bordrolarının tamamının imzalı olması nedeniyle de ücret alacağının reddine, yıllık izin alacağının ise kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında ücret alacağı uyuşmazlık konusudur.
Davacı, ücret alacağı olduğunu iddia etmiş, davalı ise ücret alacağının bulunmadığını savunmuştur.
İbraz edilen bordrolardan 2008 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayı bordrolarının imzasız olduğu görülmüştür.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının 2008 yılı Ocak ve Şubat ayı ile Mart ayı ücreti olarak 395,56 TL olmak üzere toplam 1394,75 TL ücret alacağı olduğu belirlenmiştir.
Bunun üzerine davalı, ücret alacaklarının elden ödenip ödenmediği hususunda davacıya yemin teklif etmiştir.
Davacı asil, Ocak ve Şubat aylarına ait ücretlerini elden aldığını, Mart ayına ait ücretin 200 TL lik kısmının ödendiğini geri kalan kısmın ise ödenmediğine yemin etmiştir.
Bu nedenle mahkemece, davalının yemin teklifi ve davacının yemini dikkate alınarak 2008 yılı Mart ayı bakiye ücret alacağı bulunduğu görülmekle bakiye ücret alacağının kabulü gerekirken eksik değerlendirme ile ücret alacağının tamamının reddine karar verilmesi hatalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.12.2012 tarihinde karar verildi.