Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 17.03.2016 tarihli ve 2013/381 E., 2016/107 K. sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanığın, yokluğunda verilip 02.06.2016 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.03.2017 tarihinde eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sitemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre; Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası incelendiğinde, sanığın son bilinen adresine yapılan tebligatın iade edildiği halde, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulüne uygun tebligat işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme üzerine yaptığı 15.03.2017 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun mağduru kart sahibi olup, yüklenen suçtan zarar görme ihtimali bulunan ve duruşmadan da haberdar edilmeyen kart sahibi Arzu Kansu'nun yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığından, varsa dosyasına konulması, aksi halde gıyabi hükmün Dairemiz'in tevdii ilamı ile birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak tebliği sağlanarak, tebellüğ belgesi ve temyiz etmesi halinde dilekçesi de eklenip ek Tebliğname düzenlendikten sonra iadesi, temyiz etmemesi halinde ise sanık ve müdafinin temyizlerine hasren inceleme yapılmak üzere dosyanın geri gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, oy birliğiyle, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi - E. 2021/11586 - K. 2024/2388
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 8. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/11586 |
| Karar No | 2024/2388 |
| Karar Tarihi | 13.03.2024 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"