Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2011 tarih ve 2007/120 - 2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka nezdinde bulunan hesabından internet üzerinden işlem yapılarak para çekildiğini, davalı Banka'nın yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle sorumlu olduğunu bildirerek (18.450) TL'nın 05.01.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yeterli önlemleri aldığını, zarara davacının ağır kusuru ile sebebiyet verdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı Banka'nın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.