Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 25/04/2006 tarihinden 31/12/2008 tarihine kadar ve 05/06/2012 tarihinden 07/11/2014 tarihine kadar davalı şirket tarafından işletilen otelde şef garson olarak çalıştığını, davacının 12/11/2014 tarihli noter ihtarı ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, davacının sabah 10: 00 dan akşam 23-24: 00 a kadar çalıştığını, bu çalışmasına karşılık ek ücret ödenmediğini, davacının en son ücretinin 2.000,00 TL olduğunu, maaş + prim usulü ile çalıştığını iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ilk çalışma döneminin 2006-2008 arası olduğunu ve davacının iş akdinin 2008 yılı sezon sonunda askıya alındığını, 2009 sezonunda davacının işe başvurmadığını, ikinci çalışma döneminde ise 2014 yılı sezon sonunda iş akdinin askıya alındığını, davacının haksız olarak iş akdini feshettiğini, günde 8 saat olarak belirlenen vardiyalarda çalıştığını, genel tatil ve bayram ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak primle çalışan işçi ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın, mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının davalı işyerinde mesaisine bağlı olarak artan primle çalıştığı uyuşmazlık dışıdır. Bu çalışma sistemine göre, davacının ispat ettiği fazla mesai çalışmasının zamsız kısmının ödendiği, sadece zamlı kısmının ödenmediği kabul edilerek, yukarıda ki ilke kararı doğrultusunda, 0.5 katsayı ile fazla mesai ücreti hesabı yapılıp talebin hüküm altına alınması gerekirken, Dairemizin sonradan değişmiş eski içtihatlarına atıfla ödenen primlerin fazla mesai ücretlerini karşıladığı gerekçesiyle fazla mesai ücreti talebinin reddi hatalıdır.

3-Dosyada mübrez ücret bordroları incelendiğinde, davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin olarak, ayrıca tahakkuk yapılarak bu çalışmaların karşılığının ödendiği anlaşıldığından ulusal bayram ve genel tatil ücret talebinin reddi yerine, kabulü isabetsizdir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.