Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralayan tarafından müteselsil kefile karşı açılan 471,18 TL elektrik fatura alacağı ve ödenmeyen ayları kira parası toplamı 10.191,18 TL asıl alacak, 507,19 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili yargılama aşamasında 15.12.2011 tarihli duruşmada 471,18 TL elektrik faturasına dayalı alacaklarını atiye bıraktıklarını bildirmiştir. Mahkemece 471,18 TL tutarlı elektrik faturası alacağı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının kira bedellerinin ödenmediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından kira alacaklarına hasren temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan davacı kiralayan ... ile dava dışı kiracı Mehmet Yeşilköy arasında düzenlenen 01.05.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini davalı ... müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davacı kiralayan tarafından kira sözleşmesine dayanılarak 19.10.2009 tarihinde başlatılan icra takibi ile 01.08.2008 tarihinden 01.09.2009 tarihleri arası aylık 1.080 TL üzerinden ödenmeyen 9 aylık toplam 9.720 TL kira alacağının tahsili için müşterek ve müteselsil kefil olan davalı hakkında icra takibi yapılmıştır.
Davalı müşterek müteselsil kefil olduğunu kabul ederek kira parasının ödendiğini bildirerek takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine kefile karşı itirazın iptali davası açılmıştır. Talep edilen kira bedelleri müteselsil kefilin sorumlu bulunduğu dönem içinde kaldığından kefile karşı takip yapılmasında ve dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Talep edilen aylık kira miktarı dikkate alındığında ödeme ancak yazılı belge (kesin deliller) ile kanıtlanabilir. Kira parasının ödendiğini ispat külfeti de davalıya ait olduğuna göre, mahkemece, davalı tarafa bu konuda delil sunmak üzere süre verilerek delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken ispat külfeti ters çevrilerek davacının kira parasının ödenmediğini yazılı belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.