Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve elektrik tüketim bedellerinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 3130 TL kira alacağı üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı ve fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15/09/2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 600 TL olarak belirlenmiş olup, kira bedelinin senet karşılığı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı 27/10/2011 tarihinde davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinde 18/02/2009 tarihinden kiralananın tahliye edildiği 30/01/2011 tarihine kadar ödenmeyen kira parası ile 4.397,27 TL elektrik kullanım bedeli olmak üzere toplam 19.347,27 TL asıl alacak ve 3.521.72 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini istemiş, davalı vekili yasal süresinde yaptığı itirazında müvekkilinin kiralananı 2011 yılı Ocak ayı başında tahliye ettiğini, sözleşme başlangıcı olarak Temmuz ayının kabul edildiğini ve 30/07/2009 tarihine kadar olan kira bedellerinin ödenerek senetlerin geri alındığını, elektrik borcunu kabul etmediklerini belirtmiş, yargılama sırasında ise 2009 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz kira parasının ödendiğine ilişkin senet fotokopilerini dosyaya ibraz etmiş, 2009 yılı kalan aylar ile 2010 yılı Eylül ayına kadar olan kira paralarının davacının banka hesaplarına yatırıldığını, davalının 2010 yılı Eylül ayından kiralananın tahliye edildiği 2011 yılı Ocak ayına kadar kira borcu bulunduğunu savunmuştur. Davacı aslı sunulmayan senetlerin ödeme belgesi olarak kabul edilmeyeceğini, davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenmesinin her zaman mümküm olduğunu bildirmiş ise de, bu dönem için kira karşılığı senet verilmediğini ileri sürmeyen davacı, senetlerin asıllarını dosyaya ibraz edemediğine ve senetlerin ciro edildiğini de bildirmediğine göre 2009 yılı Temmuz ayı sonuna kadar olan kira bedellerinin ödendiğinin kabulü gerekir. Davalının bankaya yaptığı ödemelere ilişkin olarak sunulan dekontlar ve hesap ekstrelerinin incelenmesinde sadece kira bedeli açıklaması yapıldığı ödenen kiranın hangi ay kirası olduğunun belirtilmediği görülmüştür. Davacı bu ödemelerin önceki dönemler kira borcuna ait olduğunu, takip konusu kira bedellerinin
ödenmediğini beyan ettiğine göre mahkemece davacıya, davalı tarafından yapılan bu ödemelerin hangi dönem kira borcuna karşılık kabul edildiği hususu açıklattırılıp sonucuna göre ödenmeyen kira parası miktarının belirlenmesi gerekirken ödemelerin tamamının takip konusu aylar için yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi kira sözleşmesinde kiralananın .. nolu daire olduğu belirtildiği halde davacıya ait 1 nolu daire için yapıldığı belirtilen ödemelerin de bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dikkate alınması da doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.