Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kiracının kiralananda yapmış olduğu esaslı değişiklikler nedeniyle müvekkilinin iş yerinin kullanılmaz hale gelmiş olduğunu ve hor kullanma nedeni ile taşınmazda meydana gelen zararın dava tarihi itibariyle en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının kiralayan sıfatı olmasına rağmen malik olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.7.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kira sözleşmesinin tarafı olup istenilen tazminat bedeli ise sözleşme konusu olan kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Şüphesiz kiralayan olmayan malikin kiralananda meydana gelen hasarlar nedeniyle tazminat davası açabileceği gibi, sözleşmenin tarafı olan ve sözleşmeden kaynaklanan hakkı nedeniyle malik olmayan kiralayanın da tazminat davası açma hakkı vardır. Bu durumda kiralayan sıfatı ile açılan davada bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.