Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece aylık kira bedelinin 01/07/2012 tarihinden itibaren brüt 500 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira ilişkisi 01/07/1996 tarihli kira sözleşmesine dayanmakta olup, kira sözleşmesinin süresi bir yıldır. Tespiti talep edilen dönem 01/07/2012 tarihinden itibaren başlayan dönemdir. Bu nedenle, kira bedelinin tespiti hak ve nesafet esaslarına göre yapılmalıdır.
Kira bedelinin tespiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. Bu nedenle, kira bedelinin tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira bedelini takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir. Hakim, bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmelerinin aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişiler ile birlikte kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak dava konusu yer ile ayrı ayrı konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri gibi kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedeli belirlenmeli, hakim tarafından bu kira bedeli dikkate alınarak hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira bedelinin tespitine karar verilmelidir.
Somut olayda mahkemece bu ilkelere uyulmadığı, bilirkişiler tarafından taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasının tespit edilmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi kurulunca belirlenen brüt bedelden hak ve nesafet indirimi yapılması gerekirken bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedel dışında bir bedel üzerinden indirim yapılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. Mahkemece yukarıda belirtilen ilke ve esaslar gözetilmek suretiyle, bilirkişilerden yeniden rapor alınarak taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasının belirlenmesi, bu bedelden uygun hak ve nesafet indirimi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.