Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ve ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
1-Davalı tarafa Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca yapılan tebligatların, davalının yurtdışında olduğunun belgelenmiş olması nedeniyle hükümsüz olduğu kuşkusuzdur. Açıklanan nedenle mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin 29.02.2012 günlü ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı tarafın asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davada taraf teşkili sağlanmamıştır.
1086 sayılı HUMK 73.maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kuralına göre, hakim tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Somut olaya gelince, davalıya çıkartılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatların Tebligat Kanunun 21.maddesi uyarınca yapıldığı ne var ki; davalının yurt dışında olduğunun belgelenmesi karşısında yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, davada taraf koşulunun oluşmadığı kuşkusuzdur. Bu durumda davanın esasına girilip davalının savunma hakkı kısıtlanarak hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle davalının bilinen adresine dava dilekçesi ve duruşma oturum günü tebliğe çıkartılmalı, davalı duruşma oturumuna geldiğinde davaya karşı diyecekleri, varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.
Hal böyle olunca; mahkemece davalıya usulüne uygun tebligat yapılmaksızın davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, az yukarıda ismi geçen davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalıya iadesine, 08.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.