Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden davacının dava konusu muhdesatların babası M. B. tarafından yapıldığını öne sürerek görülen davayı açtığı, adı geçenin kardeşi davalı Zahide'nin 18.08.1989 tarihinde satın alma yolu ile taşınmazda paydaş olduğu anlaşılmıştır.
Kuşkusuz davalı taraf pay satın aldığı tarihten önce taşınmaz üzerinde mevcut olan yapıların da (mütemmim cüz olması nedeniyle) satın alma ile birlikte hissesi oranında maliki olmuştur. Ancak satın alma tarihinden sonra taşınmazda davacı tarafından bizzat ya da babası Musa tarafından meydana getirilen yapılar (miras yolu ile)davacıya aittir. Ne var ki mahkemece taraf tanıkları dinlenmiş ise de, tanık anlatımları hüküm vermeye yeterli değildir. Az yukarıda açıklanan maddi olgular dinlenen tanıklara sorulmamış, soyut olarak alınan tanık beyanları ile yetinilerek hüküm verilmiştir. Davada karar verilebilmesi için belirlenmesi zorunlu olan hususlar tanıklara sorulup, yeterli beyanları alınmadan eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde mahkemece az yukarıda açıklanan doğrultuda araştırma ve soruşturma yapılmalı, deliller tam olarak toplanmalı daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir uygulama yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 08.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.