SAYISI: 2018/870 E., 2019/789 K.
Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet hükmünün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2018 tarihli ve 2017/496 Esas, 2018/452 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/870 E., 2019/789 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf talebi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mahsubuna karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.01.2022 tarihli ve hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak;
1. Tanık beyanları itibarıyla sanığın 2014 yılının sonuna kadar katıldığı sohbetlerde himmet vs. vermediğine,
2. Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
3. Delillerin sanığın örgüte yardım ettiğine işaret etmediğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere,
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özet olarak;
5. Kakaotalk programını tespit eden dijital materyal raporu, tanık ve gizli beyanları, Bank Asya kayıtları, HTS irtibatları ve dosya kapsamı itibarıyla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübut bulduğuna ve sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
6. Temyiz talebinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında düzeltme sebepleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair temel cezanın belirlendiği uygulama maddesinin “TCK'nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2” olduğunun belirtilmesi gerekir iken “TCK'nun 220/7. maddesi delaleti ile TCK.nın 314/2. maddesi” olarak gösterilmesi,
2. Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
gerekçeli karar başlığında suç tipinin, mahkumiyet hükmüne konu "silahlı terör örgütüne yardım etme" yerine "silahlı terör örgütüne üye olma" şeklinde yazılması,
gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sanığın örgüte yardım niteliğindeki son eylem tarihi olan "05/09/2014" tarihi yerine "24/09/2016 tarihi ve öncesi" şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/870 Esas, 2019/789 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1 numaralı fıkrasının (b) bendinden “TCK'nun 220/7. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK'nın 314/3. ve 220/7. maddeleri” ibaresinin eklenmesi, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1 numaralı fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendinden "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi" ibaresinin eklenmesi, Bölge Adliye Mahkemesi
gerekçeli karar başlığının "SUÇ" kısmından "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" ibaresinin çıkartılarak yerine "Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme" ibaresinin eklenmesi, Bölge Adliye Mahkemesi
gerekçeli karar başlığının "SUÇ TARİHİ" kısmından "24/09/2016 tarihi ve öncesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "05/09/2014" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.