İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/222 Esas, 2020/66 sayılı Kararıyla sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 12 ay 52 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/435 Esas ve 2020/666 sayılı Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz istemi özet olarak,
1. Paylaşım tarihlerinde YPG’nin terör örgütü olarak kabul edilmediğine ve kendisinin de YPG’nin terör örgütü olduğunu bilmediğine, bu nedenle sanık hakkında TCK’nın 30 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine,
2. Samimi şekilde savunmalarda bulunmasına rağmen isabetsiz şekilde teşdiden ceza tayin edildiğine ve TCK’nın 62 nci maddesi kapsamında 1/12 oranında olacak şekilde cezasında az indirim yapıldığına
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1. Oluşa, kabule ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sadece başka sayfalara ait PKK/PYD/YPG/YPJ ile ilgili paylaşımları beğenmesi şeklindeki 27.11.2014 ve 15.06.2015 tarihli eylemlerinin sempati olarak vasıflandırılabileceği, ilgili içerikleri terör örgütünün cebir ve şiddet içeren yöntemlerini övecek veya teşvik edecek şekilde başka şahıslara yayma kastıyla hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği, nitekim söz konusu beğenilerin iddianame konusu da edilmediği, sanığın aynı gün içerisinde yaptığı 29.11.2014 tarihli iki adet paylaşımda ise suç kastının yenilenmediği, söz konusu paylaşımlar yönünden eylemlerin hukuki anlamda tek fiil olduğu ve tek bir terör örgütü propagandası yapma suçuna sübut verdiği anlaşılmakla; zincirleme suç hükümlerinin koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3. Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki takdiri indirim sebebinin 1/12 olarak uygulanmasına karar verilmesi,
4. Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/435 Esas, 2020/666 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.