Davanın usulden reddi

Taraflar arasındaki rehin hakkı tesisi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait gemi ile taşınmış olan toplam 7.216,85 m/ton ağırlığındaki yük üzerinde ödenmemiş navlun ve navlun teferruatından olan masrafları ve sürastarya alacakları üzerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1069 ve 1077 nci maddeleri uyarınca söz konusu olan kanuni ve akdi rehin hakkı bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 62.011,55 USD tutarında rehin tesis edilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ... ve Gıda San. Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, husumet ve tahkim itirazında bulunmuş, davacı tarafın iddialarının soyut olduğunu, gerçekle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tahkim itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 17.06.2016 tarih, 2015/186 E. ve 2016/429 K. sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 05.02.2019 tarih, 2018/5871 E. ve 2019/832 K. sayılı kararıyla''... 1- Dava, taşıyanın yük üzerindeki rehin hakkına ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.6100 sayılı HMK.'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, aynı maddenin (g) fıkrasında davacının gereken gider avansını yatırması dava şartları arasında sayılmıştır. HMK'nın 120. maddesinde ise yargılama sırasında yeterli olmadığı anlaşılan gider avansına ilişkin olarak bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği öngörülmüştür. Yasanın 115/2. maddesinde de dava şartının yokluğu halinde izlenecek yol gösterilmiş, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği düzenlemiştir.

Somut olayda, İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen gönderme kararına istinaden mahkemece, tensip zaptı ile taraf vekillerine duruşma günü tebliğine karar verildiği ve yapılan ilk duruşmada davalılardan Kulberg Finans Inc.'ye yurt dışı tebligatının çıkmadığından bahisle davalı tarafa tebligat çıkartılmasına ve gerekli tercüme evrakı işlemleri ile masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Bir sonraki celsede ise mahkemece, masraf yatırılmadığından bahisle davacı tarafa verilen süre ve kesin sürelere rağmen tercüme işlemlerinin yapılmadığı ve masrafların da yatırılmadığı, bu suretle taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, HMK'nın 120,114 ve 115. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan HMK'nın 119. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2- Ayrıca, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığını gerektirir bir yön bulunmamasına rağmen davalılardan biri bakımından yerine getirilmeyen önel nedeniyle sadece o davalı bakımından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, diğer davalı bakımından da sonuç doğuracak şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı .... arasında 01.09.2008 tarihli navlun sözleşmesi düzenlendiği, 15.09.2008 tarihli 3 adet konşimento gereği davacı gemi donatanının yükü taşıyan, davalı .... Şirketinin yükün taşıtanı olduğu, söz konusu yük alıcısının ise diğer davalı ... olduğu, davacının gemisiyle buğday emtiası taşındığı, buna ilişkin davacı ve davalı .... Şirketi arasında 10.10.2008 tarihli sefer çarteri düzenlendiği, davalı taraflar ilk itiraz olarak tahkim itirazında bulunduklarından öncelikle bu uyuşmazlığın mahkemelerince incelendiği, dava dilekçesinde davalı ... vekili olarak Av. ...'in gösterildiği, İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince işbu vekile tebligat çıkartıldığı, tebligatın bu haliyle usulsüz olduğu, avukatın bu dosyada vekâletnamesi bulunmadığından bahisle tebligatı tebliğ almaktan imtina ettiği ve tebligatın işbu davalıya yapılamadığının görüldüğü, Mahkemece duruşma günü tayin edildiği ve mahkemenin 05.02.2009 tarihli 1. celsesinde bu durumun tutanağa geçtiği ve davalı asillere tebligat yapılmasına ve davalıların ilk itiraz ve cevap haklarının diğer duruşma gününe kadar saklı tutulmasına dair ara karar kurulduğu, ara karar doğrultusunda tebligat işlemleri devam ederken aynı celsenin 2 no.lu ara kararı gereği davalı ... vekilinin dosyaya 28.05.2009 tarihinde davaya karşı cevap dilekçesi sunarak ilk itirazlarda bulunduğu, bu sebeple davaya cevap süresi içinde davalının tahkim ilk itirazında bulunduğunun anlaşıldığı, diğer davalı .... Şirketi yönünden yapılan incelemede, dava dilekçesinde vekili olarak Av. ...'ün gösterildiği ve bu avukata tebliğ işleminin mahkemece yapıldığı ancak bu işlemin de usulsüz olduğu ve tebligatın işbu davalıya da yapılamadığı, işbu davalı yönünden Av. ...'ın 05.01.2008 tarihinde vekâletnamesini sunduğu, cevap süresinin uzatılmasını talep ettiği ve ilk itirazlarda bulunduğu, bu sebeple bu davalının da davaya cevap süresi içinde tahkim ilk itirazında bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında Türkçe tercümesi yapılmış navlun sözleşmesinin eki olan "Bölüm 2 Gencon Çarteri" başlıklı sözleşmenin Tabi Olunan Hukuk ve Tahkim başlıklı 19 uncu maddesi uyarınca "Bu sözleşme İngiliz hukukuna tabi olacak ve buna göre yorumlanacaktır, bu sözleşmeden her hangi bir uyuşmazlığın kaynaklanması halinde ortaya çıkan uyuşmazlık 1950 ve 1979 tarihli Tahkim mevzuatı veya uyuşmazlığın ortaya çıktığı sırada yürürlükte bulunan bu mevzuatın kanunen tadil edilmiş hali yada yerine geçen mevzuat hükümlerine göre Londra'da tahkim usulüne tabi olacaktır" şeklinde olduğu, Navlun sözleşmesinin eki niteliğinde olan bu sözleşmedeki tahkim şartının olayda uygulama yeri bulunduğu, davalı ...dosya kapsamındaki belgelere göre konşimento ile malı teslim aldığı anlaşıldığından tahkim anlaşmasının malı teslim alan davalı ... yönünden de geçerli olduğu gerekçesiyle tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin huzurdaki dava bakımından görevli ve yetkili olduğunu, davanın görev yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece somut olayda taleplerinin esasını oluşturan kanuni rehin hakkının varlığının göz ardı edildiğini, Kanun'un sağlamış olduğu rehin hakkının kullanılmasının yükün tahliye limanı olan İskenderun'daki mahkemeler nezdinde talep edilmesinin zaruri olduğunu, tahkim anlaşmasının varlığı dahi mahkemeler nezdinde dava açma hakkını ortadan kaldırmayacağını, görev itirazının süresinde yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, taşıyanın yük üzerindeki rehin hakkı istemine ilişkindir.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1069,1077 nci maddeleri.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.