Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli 2020/7729 Esas, 2020/13750 sayılı ilamı ile bozulması üzerine Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun sübut bulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme ile verilen usul ve yasaya aykırı kararın resen tespit edilecek nedenlerle bozulmasına ilişkindir.

Sanığın balkonu kapatmak suretiyle alan kazandığı kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yapı tatil tutanaklarına göre ruhsata aykırı yapıldığı belirtilen imalatların; bina vasfında olup olmadığı, taşıyıcı unsurunun etkilenip etkilenmediği ve inşaat ruhsatına aykırı olarak alan kazanımı olup olmadığı hususlarında mahallinde keşif yapılarak, bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre delillerin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.