SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme

HÜKÜMLER: Beraat

Suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 10.05.2019 tarihli dilekçesinde katılan sıfatı almak istediğini beyan ettiği halde, bu konuda bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/366 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2611 Esas, 2020/1811 Karar sayılı ilâmı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden ise, eksik inceleme nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/293 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktullere karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2- (b) maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

1. Maktul ...'ın sanığın eşi, maktul ...'in ise oğlu olduğu, olay günü sanık eve geldiğinde her iki maktulün de kendisine ait silah ile vurularak yerde yatar vaziyette olduğunu gördüğü, yapılan soruşturmada tüm giysilerinden alınan svaplarda atış artığı tespit edildiği, maktullerin vücudunda ikişer adet ateşli silah giriş yarasının tespit edilmesi, sanığın maktulleri defalarca telefonla aramasına rağmen cevap alamadığını beyan ettiği halde iletişim kayıtlarında aramaya rastlanmaması nedeniyle sanığın maktulleri öldürdüğü iddia olunan olayda;

2. Dava dosyasının tamamının Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmek suretiyle, maktûllerdeki otopsi raporu ve atış sayıları isabet yerleri de gözetilerek, ölümlerin maktûller tarafından mı yoksa üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olup olmadığı, hususunda rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Jandarma Genel Komutanlığının 18.08.2014 tarihli uzmanlık raporunda, sanığa ait gri ve siyah olduğu belirtilen iki adet üst giyim ile bir adet pantolonun tamamında atış artığına rastlanıldığının belirtilmesi karşısında, hazırlık işlemlerini yürüten birimlerden sanığın kıyafetlerinin inceleme için el konulması, gönderilmesi, muhafaza edilmesi gibi aşamalarda delillerin ne şekilde muhafaza edildiğinin, bahse konu kıyafetlerin birbirleri ile veya diğer delillerle temas halinde olup olmadığının sorularak buna dair tutanak örneklerinin dosyaya kazandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4. Sanığın olay günü kullandığı cep telefonunun (05322772204) olay gününe ait GPRS kayıtlarının istenerek sanığın olay günü itibarıyla hangi saatlerde nerelerde bulunduğunun tespitinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi,

5. Kabul ve uygulamaya göre de, İlk Derece Mahkemesinin kararın gerekçe bölümünde sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut, net, inandırıcı delil bulunmadığı belirtilmesine rağmen, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünün (2,3,4,5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/293 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, eksik inceleme yönünden 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.