Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, dava konusu taşınmazda 16/168 pay sahibi olan ...’e kayyım tayin edildiğini ancak taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığını açıklayarak, 2.184 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1.120,86 TL işgal tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının dönem sonu itibariyle faiz isteminin dosyada dönem sonları belli olmadığından infaza kabil olmaması sebebiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava ecrimisil alacağına ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2.) bentte açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 1.fıkrasının 2.bendindeki “....dava....” kelimesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine, “....172,00 TL’sine 31.12.2010,187,23 TL’sine 31.12.2011,207,77 TL’sine 31.12.2012,217,58 TL’sine 31.12.2013,230,86 TL’sine 31.12.2014,105,42 TL’sine 15.6.2015....” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 2.fıkrasındaki “Davacının dönem sonu itibariyle faiz isteminin dosyada dönem sonları belli olmadığından infaza kabil olmaması sebebiyle reddine,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, takip eden fıkraların 2,3,4,5.fıkralar olarak devam ettirilmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.