İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B maddesi uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde davacının zilyetliğinde bulunan 190 ada 10 parsel numaralı maki parseli arazisinin, Orman Kadastro Komisyonu tarafından çalışmada, 2/B şartları taşımadığı gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılmadığı, orman sınırları içerisinde bırakıldığı, Kadastro Komisyonu 30.06.2020 tarihli askı 147 nolu tutanağa itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmazın 2/B uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmasına, aksi takdirde tapuya bağlanan maki arazisi olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi kapsamında yapılan çalışmada dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik talebi yönünden davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) uyarınca yapılan 1946 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, itiraza konu 2/B madde uygulaması çalışmasında 2/B maddesi kapsamında görülmeyerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı ve halen tahdidi 1946 yılında kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içerisinde yer aldığı, idareyi zorlayıcı nitelikte dava açmakta davacının hukukî yararı ve dolayısıyla aktif dava ehliyeti olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, dava açmakta hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti olduğu iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.