Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 690 ada 25 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ...‘ye ulaşılamadığını, bu kişiler için ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11.03.2005 tarih 2004/2873 Esas ve 2005/428 Karar sayılı ilâmı ile kayyım tayin edildiğini, taşınmazın izale-i şuyu davası ile satıldığını ileri sürerek, taşınmaz maliklerinden kayyım olarak atandığı kişilerin gaipliklerine ve bu kişilerin paylarına isabet eden ve kayyımlık bürosu hesabına yatırılan 7.459,71 TL'nin Hazine'ye irat kaydedilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2873 Esas 2005/428 sayılı kararı ile ..., ... ..., ...’ye ortaklığın giderilmesi davasında bu kişileri temsil etmek amacıyla ... Defterdarı'nın kayyım olarak atandığı, defterdarın yönetim kayyımı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.