İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı olarak 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı; ... vekili Sivas ili Divriği ilçesi ... köyü 160 ada 1 ve 2 parsel, 150 ada 1 parsel, 144 ada 2 parsel, 110 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda kadimden beri ... Köyü halkının hayvanlarını otlattığı, anılan taşınmazların kamu malı olan mera vasfında olduğu iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile mera vasfı ile Hazine adına tescilini ve ... Köyü merası olarak özel sicile tescilini ve kullanma hakkının köy tüzel kişiliğine ait olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dışında kalan diğer dava konusu taşınmazların evveliyatının orman arazisi olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, davanın sadece 160 ada 2 parsel sayılı taşınmaz bakımından ispat edildiği gerekçesiyle 160 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine, 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamının mera vasfı ile sınırlandırılmasına, kullanım hakkının ...'ne verilmesine ve özel siciline tesciline karar verilmiştir. Karara karşı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın bulunduğu köyden olmadığı ve beyanlarında taşınmazın köy mer'ası olduğuna dair detaylı ve olaylara dayalı bilgi verdikleri, orman bilirkişi raporunda 160 ada 2 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların orman olduğuna yönelik tespitte bulunulduğu ve Mahkemece de buna göre karar verildiği, fakat 150 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmasında hali arazi olarak tespit edilmesine rağmen bu parsel yönünden davacı Köy Tüzel Kişiliğinin istinaf talebi olmadığı, bu nedenle 150 ada 1 parselin Bölge Adliye Mahkemesi kararında inceleme konusu yapılmadığı, zirai bilirkişi raporu ve komşu köylerden dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekili, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazların özel mülke konu olamayacağı ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunanBölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.