Davanın reddine

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Serik ilçesi ... (...) Mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği bir parça tespit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini ve lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine cevabında; davanın reddi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6 ncı maddesi gereği taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen "davacının davasının kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ... 'nin 04.04.2016 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen koordinatları belirtilen sarı ile boyalı 11653,21 metrekare yerin davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen koordinatları belirtilen yeşil ile boyalı 2700,94 metrekare yerin orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" dair karar, davalı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/1619 Esas, 2020/2355 Karar sayılı ilamıyla; "zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından davacıların davasının reddine karar verilmesi gerektiği" gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacının dava konusu taşınmazda sürdürdüğü zilyetliğinin ekonomik amaca uygun olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ve Antalya ili Serik ilçesi Gebiz Mahallesinde mevcut, karara ek 14.04.2016 tarihli fen bilirkişisince düzenlenen krokide A ve B harfi ile gösterilen alanların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.