HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulmasına ve hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki kapalı kasa kamyonette önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 22 adet 60 litrelik bidonlar içerisinde 1320 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanındığı belirlenmiştir.

Sanık savunmasında, suça konu akaryakıtı tırında kullanmak için satın aldığını beyan etmiştir.

Malen sorumlu ... 12.05.2014 tarihli talimat mahkemesinde alınan beyanında, aracın kendisine ait olduğunu ancak nakliye işi ile uğraşan eşinde geçimini sağlamak üzere bulunduğunu, şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir. Malen sorumlunun temyiz isteminin 28.01.2022 tarihli ek karar ile katılan sıfatı bulunmadığından bahisle reddine karar verildiği ve ek kararın tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediği anlaşılmıştır.

Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin ulusal marker tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

Dosya kapsamında bulunan 14.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, ele geçen kaçak akaryakıtın miktar ve hacim bakımından nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve aracın piyasa değerinin 8.500,00 TL olduğu bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın fiilen kullanımında bulunan kamyonette ele geçirilen kaçak akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 07.06.2024 tarihinde karar verildi.