Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini, pek hafif indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 19.12.2014 tarihinde adlî arama kararına istinaden sanığın işlettiği iş yerinde yapılan aramada, her biri 500 gram olan 2223 paket ... marka çay, her biri 1 kilogram olan 82 paket ... marka çay, her biri 450 gram olan 186 paket ... marka çay, her biri 500 gram olan ... marka 203 paket çay, her biri 500 gram olan 286 paket ... marka çay, her biri 500 gram olan 90 paket ... marka çay, her biri 1'er kg olan 59 paket ... marka çay ve üzerinde herhangi bir ibare bulunmayan 30 kg çay ile toplam 55 karton gümrük kaçağı sigara geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Sanık savunmalarında; iş yerinde ele geçirilen kaçak çayları satmak için yurt dışından günübirlik gelen şahıslardan aldığını, kaçak sigaraların ise kendisi ile ilgisinin olmadığını beyan ettiği, kanun iadesi üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.

...'dan alınan rapora göre, ele geçen çayların ... tipi yabancı menşeli siyah çay olduğu tespit edilmiştir.

Suça konu kaçak sigara ve çayların kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya içerisinde olduğu, suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın suç tarihinde işlettiği işyerinde ticari nitelikteki kaçak çay ve sigaraların ele geçirilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan vekili ile sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı görülmüştür.

2.Ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "hafif" değer aralığında olduğu gözetilmeden, "pek hafif" olduğu gerekçesiyle sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.

3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre Ağrı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli ve 2012/271 Esas, 2012/503 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınıp alınamayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.06.2024 tarihinde karar verildi.