Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2009 tarihinde davalıya ait olup müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araçla gerçekleşen tek taraflı kazada yolcu olan ...'ın yaralanması nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonunun 21.07.2017 tarih ve 2017/35201 E, 2017/30734K sayılı kararına istinaden başlatılan İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2017/10923E sayılı takip dosyasına 07.08.2017 tarihinde 109.924,17 TL ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle müvekkilinin yaptığı ödemeyi poliçe genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre sigorta ettiren davalıdan rücuen tahsilini isteyebileceğini ileri sürerek 109.924,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davalıya ait aracın dava dışı sürücünün kullanımındayken kazanın meydana geldiği, sürücünün 0.76 promil alkollü ise de nörolog bilirkişinin alkol düzeyi itibariyle olay tarihinde hekim muayenesine ve testlere tutulmaması nedeniyle kazanın oluşumunda alkolün etkisi olmakla birlikte salt etkili olduğu karşısında net bir görüş belirtmenin tıbbi olarak mümkün bulunmadığına ilişkin görüşü karşısında davacının sigortalısına rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, rapora itirazları ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişle olmadığını, bilirkişinin net bir görüş bildirmediğini, nörolog bilirkişi ve trafik uzmanı bilirkişinin yapması gereken tıbbi verilerin kazanın meydana gelme şekli, yolun ve havanın durumu ve sürücünün kusuru ile ilgili veriler ile birlikte değerlendirilerek bir sonuca verilmesi gerektiğini, yeniden bilirkişi raporu alınmamasının hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliği taşıdığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleştiği hususu ispatlanmadığından davacının sigortalısına rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir
Uyuşmazlık konusu dava, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında zorunlu trafik sigortacısı tarafından dava dışı zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsiline ilişkindir.
6100 sayılı 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (d) bendi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi ile 95 inci maddesinin ikinci fıkrası, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesi
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu trafik kazasının gerçekleşme şekli ve hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki tespitler dikkate alındığında kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşemediğinin kabulünde isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine karardan bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.