İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili Merkez ilçesi Güzeldere Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 ada 6 parsel sayılı m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine, Tokat ili Merkez ilçesi Güzeldere Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 122 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/193 Esas, 2019/491 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/672 Esas, 2020/817 Karar sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın üzerinde eylemli olarak okul binası bulunduğu, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun geçici 7. maddesi hükmüne göre, Köy Tüzel Kişiliğine ait üzerinde okul binası inşa edilen taşınmazlarda Milli Eğitim Bakanlığının intifa ... bulunması ve çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan yukarıda belirtilen şerh nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığına husumet yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesi ve duruşma günü Milli Eğitim Bakanlığına tebliğ olunup taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, mahkemece öncelikle ...'nın davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkilinin sağlanması, bu yolla taraf koşulu sağlandıktan sonra dahili davalıdan davaya karşı savunma ve delillerinin sorulup saptanması, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kabule göre de; mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu Güzeldere Köyünde öncesinde tesis kadastro çalışmalarının ne zaman yapıldığının, yine taşınmazın bulunduğu yörede hangi yasa kapsamında ne zaman orman kadastrosu yapıldığı belirlenmeden, öncesinde yapılan tesis kadastrosuna ilişkin orijinal kadastro paftası örneğinin getirtilerek çekişmeli taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının belirlenmeye çalışılmadan, çekişmeli taşınmaza komşu 122 ada 4,5 ve 106 ada 6,9,10 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanağı kayıtların getirtilmeden ve varsa komşu taşınmazların tespitlerine esas alınan belgelerde çekişmeli taşınmaz yönünün ne ve kimin yeri olarak gösterdiği değerlendirilmeden karar verilmesinin dahi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4 üncü maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca dava konusu taşınmazın, 2015 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14. ve 17. maddesindeki şartların varlığı halinde zilyet adına tespite konu olabileceği, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, en az 40 yıldır köy okulu olarak hizmet verdiği, hizmet malı kategorisinde olduğu, taşınmazda imar ve ihya çalışmalarının yapıldığı ve tamamlandığı, bu şekliyle en az 40 yıldır kullanıldığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarından en az 40 yıldır köy okulu olarak hizmet verdiği, hizmet malı kategorisinde olduğu, taşınmazda imar ve ihya çalışmalarının yapıldığı ve tamamlandığı, bu şekliyle en az 40 yıldır kullanıldığı, Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi uyarınca davalı adına tescil koşullarının gerçekleştiği" gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.