İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisini bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Kamera kayıtlarının dosyaya celp edilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
19.08.2020 tarihinde inceleme dışı sanık ...'ın aracında yapılan aramada ele geçirilen metamfetaminin içinde bulunduğu poşetin sarılı olduğu kağıt parçası üzerinde parmak izi ele geçen sanığın tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde bu eylemi sebebiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmış ise de;
25.08.2020 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçirilen suç konusu kokain, esrar ve metamfetaminin, 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin başından sonuna kadar hazır edilmeden bulunduğu, bu nedenle evde yapılan
arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağı nazara alındığında; 19.08.2020 tarihli eylemde metamfetamin maddesinin ele geçirilmesi, söz konusu maddenin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında olmadığı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması gerektiği halde fazla ceza tayiniyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.
Sanığın 25.08.2020 tarihli eylemi yönünden sayın çoğunluğun görüşüne katılmakla birlikte; 19.08.2020 tarihli eylemi yönününden inceleme dışı sanık ...'ın aracında yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin içinde bulunduğu poşetin sarılı olduğu kağıt parçası üzerinde sanık ...'ın parmak izinin tespit edilmesi dışında kullanıcı ...'ın beyanında maddeyi başka birinden aldığını söylemesi, sanığın da üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve kullanıcıyı tanımadığını söylemesi karşısında savunmasının aksine her türlü kuşkudan uzak, mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 06.06.2024