Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, suç unsurlarının oluşmadığına, suç kastı olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, suçun zamanaşımına uğradığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanığın, olay günü bulunduğu iş yerine uygulama ve denetleme amacıyla gelip kimlik soran görevlilere tamamen sahte sürücü belgesini sunmak suretiyle hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
3.Uzmanlık raporuna göre suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğinin olduğu belirlenmiştir.
4.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzelterek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, emanetteki suç konusu sürücü belgesinin sadece dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine de karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 10 uncu paragrafındaki "TCK 54/1-4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE ve" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.