SUÇLAR: Çocuğun soybağını değiştirme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/595 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. 18.03.2013 tarihli çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. 24.10.2014 ve 11.05.2015 tarihli çocuğun soybağını değiştirme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, dünyaya gelen çocukların resmi olarak evli olduğu kişi hanesine yazılmasının yasal zorunluluk olduğuna, her bir eylem yönünden ayrı hükümler yerine zincirleme suç gereği tek hüküm kurulması ve takdiri indirim sebebi uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın, ... ile 17.10.2007 tarihinde resmi olarak evlendiği ve 08.09.2015 tarihinde resmi olarak boşandıkları, sanığın, Murat ile evli olduğu dönemde ... adlı kişiyle gayri resmi olarak beraber olduğu ve bu birliktelikten dünyaya gelen Cem'i 18.03.2013 tarihinde, ...'i 24.10.2014 tarihinde ve Saray'ı 11.05.2015 tarihinde nüfusa kaydettirdiği, baba hanesine resmi olarak evli olduğu ...ın adının yazıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık eylemleri kabul etmekle birlikte çocuklar hasta oldukları zaman onları nüfus kağıtları olmadığı için hastaneye götüremiyordum, çocuklarımı hastaneye götürebilmek için nüfus kağıdı çıkartmak amacıyla ...ın üzerine kayıt ettirdim şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve vukuatlı nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiş ve 17.10.2007 - 08.09.2015 tarihleri arasında ... ile resmi olarak evli oldukları belirlenmiştir.

Sanığın, Murat ile resmi olarak evli olduğu dönemde, ... adlı kişiyle yaşadığı gayri resmi birliktelikten dünyaya gelen çocukları, gerçek babaları ... olmasına rağmen nüfusta baba hanesine ... olarak kayıt edilmesinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır." ve aynı Kanun'un 295 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.” şeklindeki düzenlemeler ile çocukların nüfusa kaydedildikleri tarihlerde biyolojik baba olan ...'un üzerine derhal kayıt edilmelerinin mümkün olmaması, resmi nikâhlı eşin üzerine kaydedilmelerinin yasadan kaynaklanan bir zorunluluk olması karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden sanık hakkında beraat yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/595 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.