B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli ve 2015/256 Esas, 2015/643 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/2234 Esas, 2019/5295 Karar sayılı kararıyla uzlaştırma işlemleri yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/538 Esas, 2020/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, savunma hakkının kısıtlandığına, uzlaşma imkanının tanınmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir.

1.Sanığın suç tarihinde, mağdur ...'in yaşadığı konuta giderek kapıyı çaldığı, mağdurun kapıyı açması üzerine bir elinde telefonla konuşuyormuş gibi yaparak "Burası...n evi mi" diye sorup, mağdurun kayınvalidesi olan ...ile görüşüyormuş gibi "tamam ...teyze evi buldum gelininin yanındayım" diyerek telefonu kapattıktan sonra mağdurun eşi olan ...ve kayınvalidesi olan Ayşe'nin çalıştığı fabrikadan geldiğini, kendilerine yardım yapacağını, bu amaçla tespit yapması gerektiğini söylemesi üzerine, mağdurun sanığın hileli söz ve davranışlarına inanarak eve girmesine izin verdiği, sanığın bir müddet evin içine baktıktan sonra mağdura evde bulunan nakit paraları da kayıt altına alması gerektiğini söyleyerek mağdurdan 1.300,00 Türk lirası nakit parayı aldığı, paraları sayıp bir kağıda yazı yazdıktan sonra aldığı paraları yatak örtüsünün altına koyar gibi yaparak el çabukluğu ile paraları çalıp daha sonra konuttan ayrıldığı ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği fakat uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

4.Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2-Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/538 Esas, 2020/200 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.