Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.03.2016 tarihli ve 2015/227 Esas ve 2016/62 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 80,00 TL (gün) adli para cezası ve 6.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci maddesinin (a) bendindeki suç kapsamına girdiği, vasıflandırmanın 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesi kapsamında kalmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri; dosyadaki delil durumuna göre sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Olay günü sanıkların fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle sokakta birlikte yürümekte olan katılanların yanına yaklaşarak katılan ...'ye sarıldıkları, aynı binada yan komşu olduklarını, onu tanıdıklarını ayrıca evine misafir olarak geldiklerini, adak getirdiklerini, ellerindeki poşetlerde et olduğunu söylerek katılanlarda güven uyandırmak suretiyle katılanların evine gittikleri, evin içerisinde sanıkların katılan ...'yı evin bir odasına götürdüğü ve odada Havva'ya para ve altın göstererek üstlerine dua okuyup katılana vereceklerini söylerek katılanın kendilerine 2.100,00 TL para getirmesini sağlayıp bir şekilde evden çıkmaları eylemleri ile üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile haklarına kamu davası açılmıştır.
2. Mahkeme tarafından; olayın oluşunun 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci maddesinin (a) bendi kapsamına girmediği, sanıkların eyleminin basit dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanıklar hakkında eylemi iştirak halinde işledikleri kabulü ile temyize konu hükümleri kurmuştur.
Sanıklara isnat olunan basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/227 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.