HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; mahkemenin savunmalarını ve samimi ikrarlarını dikkate almadığına, eksik inceleme ile isabetsiz karar verdiğine, sunduğu delilleri dikkate almadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, ormanlık alanda motorlu testere ile meşe ağaçları kesilip orman diri örtüsü kaldırılarak açma yapıldığı, traktörle yeni sürülmüş bir başka alanın olduğu ve bu alana gidebilmek için ormandan yol açıldığının tespiti üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suç konusu yerin kendisine dedesinden kaldığını, köy senedi ile satın aldığını, araziye gidebilmek için kepçeciye yolu açtırdığını, ağaçların bir kısmını kendi arazisinden bir kısmını ise ormanlık alandan ihtiyacı olduğu için kestiğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin memleket haritası, orman amenajman haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olup, orman sınırları içinde kaldığı ve yakacak nitelikte meşe ağaçlarının motorlu testere dikiliden kesilerek hayatiyetini kaybettikleri tespit edilmiştir.

Davanın dayanağını oluşturan ve 6831 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın orman sınırları içinde atılı suçları işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan temel ceza belirlendikten sonra 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 91 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

Suç konusu yerde bulunan su damlama sistemi, borular ve sabit tesis niteliğindeki fidanların 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince müsaderesi hususunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.