Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/118 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile; olay günü sanığın, evine yaya olarak gitmekte olan şikayetçiye arkasından yaklaştığı ve aniden bir eli ile şikayetçinin ağzını kapattıktan sonra arkadan sarıldığı, bu sırada diğer eli ile şikayetçinin göğüslerini ve kalçasını ellemek suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu şeklinde kabul edilen olayda; sanığın cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık müdafiince süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunulmuş olup ayrıntılı temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sanığın "O tarihlerde denetimli serbestlik tedbiri kapsamında ayağımda kelepçe takılıydı, 21.00'den sonra sokağa çıkma yasağım vardı, 20.00-20.30 civarında evimde oluyordum, mağdureyi daha önce tanımazdım, beni kimse dövmedi, böyle bir olaya karışmadım, mağdure neden bu olayı benim gerçekleştirdiğini iddia ediyor ve beni teşhis ediyor bu konuda hiç bir fikrim yok, teşhis işlemlerini kabul etmiyorum..." şeklindeki savunması ile mağdurenin ''...eşkalini verdiğim şahıs bana polis merkezi kamera kayıtlarından görüntülerini izlettirdiğiniz ve ismini buradan ... olarak öğrendiğim şahıstır.'' şeklindeki beyanı nazara alındığında; öncelikle denetimli serbestlik tedbiri kapsamında ayağında takılı olduğunu belirttiği kelepçe vasıtasıyla sanığın olay günü olayın gerçekleştiği yerde bulunup bulunmadığının tespitiyle, yine mağdure ve tanığın kendisine izlettirilen polis merkezi kamera kayıtları görüntülerinin tespitinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/118 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.