Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2014/93 Esas, 2014/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.03.2014 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 26.03.2015 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan verilen cezanın kesinleşmesi ve ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/50 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soy bağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
Sanığın temyiz istemi, haksız olarak verilen cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
1. Sanığın şikâyetçiden 25.06.2013 tarihinde boşandıktan sonra iddet müddeti içinde başka birisinden 29.10.2013 tarihinde çocuğu doğduğu, nüfus müdürlüğüne gittiğinde çocuğun babasını şikâyetçi olarak kaydettirdiği, bu suretle sanık hakkında çocuğun soy başını değiştirme suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, çocuğunu nüfusa kaydettirmek için gittiğinde gerçek babasını söylediğini, ancak görevlilerin kanuni zorunluluktan eski eşinin üzerine kaydetmek zorunda olduklarını söylediklerini, hastane işlemleri için kimlik çıkartmak zorunda olduğundan kabul ettiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Dosyada 28.01.2011 tarihli T.T.'nin doğum tutanağının olduğu, ancak mağdurun doğum tutanağının olmadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, önceki hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295 inci maddelerindeki ''evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.'' hükmü karşısında; çocuğun nüfusa kaydı sırasında evlilik birliğinin devam etmesi halinde, evlilik dışı çocuğun biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı, resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin Kanundan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, bu hali ile suçun unsurlarının oluşmayacağının anlaşılması karşısında; sanığın şikâyetçiden boşanmasının üzerinden 300 gün geçmediğinden çocuğun biyolojik babasının üzerine derhal kayıt imkanının mümkün bulunmaması, şikâyetçinin üzerine kaydedilmesinin Kanundan kaynaklanan bir zorunluluk olması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de, mağdura ait nüfusa bildirim tarihi araştırılarak suç tarihinin tespiti gerekirken mağdurun doğum tarihinin suç tarihi olarak yazılması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/150 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.