B O Z M A Ü Z E R İ N E

SUÇLAR: Dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2012/267 Esas, 2013/413 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,53,63 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddenin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. Mersin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2012/267 Esas, 2013/413 Karar sayılı kararının sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/6015 Esas, 2017/11335 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Mersin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2017/443 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,53,63 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddenin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

1.Sanık ... müdafii, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.

2.Sanık ..., usul ve yasaya aykırı verilen kararın evrensel hukuk ilkeleri ile bağdaşmadığını, lehe hükümlerin uygulanmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

3.Sanık ..., savunmasının alınmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, suçun manevi unsurlarının oluşmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

1. Katılanın olay günü kendisini Murat Akay olarak tanıtan sanık ...'ın kendisini firmasında satışa sunmak üzere unlu mamül almak istediğini söylediği, katılanın da 650 paket unlu mamülü kargoyla gönderdiği, ödemesini alamadığı, 09.03.2012 tarihinde tekrar arayarak malı çok beğendiğini, ödemeyi toptan yapacağını söyleyerek 1000 paket daha ürün istediği, katılanın teslim için yola çıktığını ve ancak trafik kazasına karıştığı için sanığın kamyonet gönderip yolda ürünleri teslim aldığı, yine ödeme alamadığı, 13.03.2012 tarihinde 1000 paket, 16.03.2012 tarihinde 1000 paket daha olmak üzere kargo ile gönderdiğini, kargo teslim takibi için Mersin'e gelip beklediğini, 19.03.2012 tarihinde parayı hesabına aktardığını söylediği ve teslim almaya gelen şahsı görünce polise ihbar ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle hileli hareketlerde bulunup kimliklerini de gizleyerek, katılanın göndermiş olduğu ürün karşılığı 11.980,00 TL dolandırarak menfaat temin etmek suretiyle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.

2. Sanık ... savunmasında; toptan gıda ticareti ile uğraştığını, katılandan daha önce de birkaç kez kurabiye ve pasta aldığını ve sattığını, satın aldığı ürünlerin bedelini de abisinin ve annesinin vefatı nedeniyle Çermik'te bulunmakta iken taziye için geldiklerinde ödediğini ve makbuz aldığını, makbuzu sorgu sırasında mahkemeye ibraz ettiğini, kimseyi dolandırmadığını üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

3. Sanık ... savunmasında; katılanı tanımadığını, sanık ...'ın çocukluk arkadaşı olduğunu, olay günü Murat'ın Adana'ya gideceğini, kendisi için gelen kargoyu almasını istediğini, kargoyu almaya gittiğinde yanına gelen iki kişinin kendisine çıkışmaları üzerine polis çağırmalarını istediğini, birlikte karakola gittiklerini, olayla bir ilgisi olmadığını beyan etmiştir.

4. Bozma üzerine sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir.

5. Mahkemece, sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle uzlaştırmada duran süre de gözetilerek yapılan incelemede;

A.Sanık ... Yönünden

1.Tekerrüre esas adli sicil kaydındaki ilamda hakkında tekerrür hükümleri uygulanan bulunan sanık ... hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve sanığın katılandan farklı zamanlarda birden fazla kez unlu mamül siparişi vererek menfaat temin etmiş olması karşısında hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Sanık ... Yönünden

1. Sanığın katılandan farklı zamanlarda birden fazla kez unlu mamül siparişi vererek menfaat temin etmiş olmaları karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;

3. Sanık ... hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/340 Esas ve 2011/414 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 26.05.2022 olduğu, işbu tarihin inceleme konu somut olaydaki suç tarihinden sonra olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan 21.10.2011 kesinleşme tarihli Mersin 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.09.2011 tarihli 2011/172 Esas ve 2011/735 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihine göre tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A.Sanık ... Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2017/443 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2017/443 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm tekerrür hükümlerine ilişkin sekizinci paragrafın "Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2011 tarih ve 2010/340 esas 2011/414 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 35/1-2,62/1 maddelerinin tatbiki sureti ile verilip 29/11/2011 tarihinde kesinleşen 7 ay 15 gün hapis ve 500 TL adli para cezası nedeniyle" şeklindeki kısmın çıkartılarak yerine "Mersin 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.09.2011 tarihli 2011/172 Esas ve 2011/735 Karar sayılı ilamı ile 21.10.2011 tarihinde kesinleşen hapis cezası" şeklindeki ibare eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.