SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/684 Esas, 2014/847 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2018/2881 Esas, 2020/4419 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılarak ve banka aracı kılınmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; fiilin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesinde öngörülen “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması..." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının f-son bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, kazanılmış hakkı saklı tutularak 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, müvekkilin atılı suçları işlemediğine, lehe indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteği ceza miktarının az olduğuna ilişkindir.
1. Keşidecisi Bileşim Ltd. Şirketi olarak gözüken, lehtar ve birinci cirantası sanık olan suça konu çekin katılana verilmesi, katılanın borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlaması, keşideci şirketin itiraz etmesi üzerine takibin durması ve çekin sahte olduğunun anlaşılması biçimindeki eylemler nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, suça konu çeki kendisinin düzenlemediğini, Metin isimli kişinin katılana vereceği çek için güvence olarak ciro işlemi gerçekleştirdiğini, katılanla ticari ilişkisini olmadığını, atılı suçu işlemediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, Metin isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini bildirmediği, katılanın suça konu çeki daha önceden tanıdığı kişi ile gelen ve kendisinden altın satın alan sanığın cirolayarak verdiğini, zararının giderilmediğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda keşideci imzasının sanık ve katılana ait olmadığının, ciro imzasının sanığa ait olduğunu bildirildiği, keşideci şirket yetkilisinin suça konu çekin daha önce ödenen bir çek olduğunu, tamamen sahte olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanın beyanı, sanığın Metin isimli kişinin adres ve kimlik bilgilerini bildirememesi, bilirkişi raporu, keşideci şirket yetkilisinin beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir.
1. Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, sanığın yalnız yahut birlikte geldiği başka birisi de olduğu halde altın alımı karşılığı çekin verildiğini beyan etmesine, sanığın Metin adlı kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini bildirememesine, çekte sanık dışında kimsenin cirosunun bulunmamasına, katılanın zararının giderilmemiş olmasına, keşideci şirket yetkilisi beyanına, bilirkişi raporuna, sanığın kazanılmış haklarının korunarak karar verilmiş olmasına ve tüm dosya kapsamına göre sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.