Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 29.06.2016 tarihli kararıyla sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Kararın temyiz incelemesini yapan Dairemizin 28.05.2021 tarihli ilamı ile, yapılan imalatların bir alan artışı sağlayıp sağlamadığı, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, bu imalatların bina vasfında olup olmadığı araştırılıp kabule göre de, 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla davaya konusu imalatlar hakkında yapı kayıt belgesinin alınmadığı ve eylemin imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme neticesinde lehine olabilecek hususlar araştırılmadan karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması aksi halde hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
Sanığın, iki dükkan arasındaki ara duvarı kaldırıp, mevcut bina vasfındaki taşınmazına ilave kapalı alanlar eklemek suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkeme, yapı kayıt belgesinin alınmamış olması hususunu da dikkate alarak atılı suçu işleyen sanığın eylemine uyan imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
1.Sanığın suça konu imalatların kendisi tarafından yaptırıldığını kabul eden savunması, suça konu imalatların binanın statik yapısında sakınca oluşturacağı, kapalı alan kazandırma ve bina niteliğinde olduğuna dair bilirkişi raporu, yapı kayıt belgesinin alınmadığına dair ilgili Bakanlık yazısı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği sübuta eren sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanığın temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır.
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.