Kararı Veren
Yargıtay Dairesi: 20. Ceza Dairesi

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, TCK'nın 188/1-4,62,52/2,53 ve 188/2. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2011 tarihli ve 49-457 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 18.02.2016 tarih ve 9530-911 sayı ile;
"Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan KKTC'de yakalanan, yargılanıp cezalandırılan ve cezasını infaz ettikten sonra sınır dışı edilen sanığın, suça konu uyuşturucu maddeyi Türkiye'den götürdüğüne ilişkin KKTC'de kollukta verdiği ve sonradan döndüğü soyut beyanları dışında, savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 10.05.2016 tarih ve 107-222 sayı ile; "...sanığın kolluktaki ikrarını Girne Ağır Ceza Mahkemesinde de tekrar ettiğinin Girne Ağır Ceza Mahkemesinin kararından anlaşıldığı, yine mahkememiz kararında da belirtildiği üzere sanığın 2 kg eroinle yakalanmış olması nedeniyle bu ikrarını da ...'nın beyanlarıyla desteklendiği, sanığın ikrarının fiili durumla uyumlu olduğu" şeklindeki gerekçeyle direnerek, sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına oy çokluğu ile karar vermiştir.
Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı (sanık lehine) ile sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2016 tarih ve 271593 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 1196-1141 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 20. Ceza Dairesince 06.07.2017 tarih ve 72-4247 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı uyuşturucu madde ihraç etme suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
KKTC İçişleri Bakanlığının 21.03.2006 tarihli ve İBK.0.00/(30/68/290)-06 sayılı yazısı ile; T.C. ve T.C./KKTC uyruklu şahısların 31.10.2005-02.12.2005 tarihleri arasında KKTC'de işledikleri suçlarla ilgili belgelerin T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Müdürlüğüne bildirildiği,

Açıklanan nedenlerle;

1- Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 107-222 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanığın "uyuşturucu madde ihraç etme" eyleminin sabit olduğuna ilişkin kabulü bakımından İSABETLİ OLDUĞUNA,

2- Dosyanın, suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye'den ihraç ettiğine ilişkin hiçbir bilgi ve delil bulunmadığı aşamada, KKTC'de alınan karakol ifadesi ve bu ifadeyi doğrulayan Girne Ağır Ceza Mahkemesindeki beyanı ile uyuşturucu madde ihraç etme suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi ile mahkûmiyet hükmüne yönelik uygulamanın denetlenmesi bakımından Yargıtay 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 04.06.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.