SAYISI: 2022/İHK-25091
SAYISI: K-2022/95708
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2021 tarihinde davalının kasko sigortacısı olduğu davacıya ait aracın çift taraflı trafik kazasında hasar gördüğünü, aracın pert total kabul edilerek davalı tarafından ödeme yapıldığını ancak aracın değerinin daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL pert fark bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 55.000,00 TL olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ibraname karşığılığında varılan mutabakatle ödeme yapıldığını ve sorumluluğun sona erdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “.. davanın kasko araç hasarı talebinden kaynaklandığı, tarafların aktif ve pasif ehliyetinin bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, zararın belirlenmesi uzmanlık gerektiren bir konu olduğundan teknik bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda hasar bedelinin KDV dahil 76.678,98 TL olarak belirlendiği, kaza tarihi itibariyle aracın değerinin 300.000,00 TL olduğu, aracın sovtaj miktarının (hasarlı gün değerinin) ise 179.200,00 TL olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık ve bilimsel olduğundan hükme esas alınarak davanın kabulü ile 55.000,00 TL hasar fark tazminatının 15.10.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ve ferileri ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun reddedilmesi gerektiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, takdir edilen rayiç değerin fahiş olduğunu, aracın hasar tarihindeki satış bedellerinin dikkate alınması gerektiğini, faiz türünün hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, başvuran lehine 1/5 vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olarak ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığından bahisle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın eksik ödenen pert bedelinin tazmini talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.3.bendinde yer alan "7.950,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.