B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.03.2015 tarihli 2014/11136 Esas, 2015/5079 Karar sayılı ilamı ile özetle, sanığın eyleminin, 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. maddesinde düzenlenen fiziki müdahale kapsamında olduğu, bu nedenle sanığa ek savunma hakkı verilerek, 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. maddesinde düzenlenen suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verildiği gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 01.10.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.03.2018 tarihinde mühür bozma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiş, anılan hükmün kesinleşmesi ile yapılan ihbar üzerine sanık hakkındaki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 04.04.2003 tarih ve 7275 sayılı kararıyla 2. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan ve tapuda özel mülkiyete konu olan,... köyü, köyiçi mevkii, 2376 sayılı parselde, sanık tarafından izin alınmadan zemin düzleştirmesi yapmak amacıyla iş makinesi marifetiyle 10 x 25 metre boyutunda ve 1,5 metre derinliğinde kazı yapıldığının kolluk görevlilerince tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, sanığın savunmasında, bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğini, suça konu yerin teyzesine ait olduğunu ve açık hava kıraathanesi yapmak için zemini düzleştirdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.