SAYISI: 2015/279 Esas, 2019/188 Karar
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, aracın 05.08.2012 tarihinde seyir halinde iken yandığını, akabinde sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin başvuruyu reddettiğini, bu nedenle Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/644 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davada 119.750,00 TL tazminata hükmedildiğini, Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2014/841 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra dosyasına da 05.01.2015 tarihinde ödemenin yapıldığını, ancak müvekkilinin sigorta bedeline zamanında ulaşmasına engel olunduğunu, parasının zamanında almış olsa idi yapacağı yatırım sonucu bundan kazanç sağlayabileceğini, bu nedenle asıl olan nakliye işini yapamadığını, aşkın zararının karşılanmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin aracın tam hasara uğraması sebebi ile sadece aracın hasar anındaki rayiç bedelini ödemek ile sorumlu olduğunu ve bu zarar miktarının davacı yana ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; içtihatlarda da belirtildiği üzere taraflar arasında geçerli kasko Sigorta Sözleşmesi ve kasko sigorta poliçesi genel şartlarına göre kazanç kaybı teminata dahil olmayıp poliçede teminat altına alındığında dair ek kloz da bulunmadığından davacının davalı ... Şirketinden araç bedelini geç ödemesi nedeniyle yeni araç alarak nakliye işine devam edilemediği nedenine dayalı olarak kazanç kaybı bedeli talep edemeyeceği, ayrıca davacı tarafından davalının sigorta bedelinin geç ödemesi nedeniyle karşılanamayan bir alacağın varlığı da dosyada mevcut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sigorta bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı faizle karşılanmayan munzam zarar talebinin araştırılmadığı, müvekkilinin kendi aracında çalışan şoför olduğu ve bu süre içerisinde çalışamadığı için kazanç kaybına uğradığı, ancak bunun mahkeme tarafından hesaplanmadığı, ödenecek tazminat ile yeni bir araç almasının mümkün olmaması sebebiyle başkaca bir araştırmaya gerek olmadan zararın varlığının kabulünün gerektiği, bilirkişilerin zararı hesaplamamasının hatalı olduğu, munzam zararın ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; poliçe genel ve özel şartlarına ve mevcut delil durumuna uygun olmayan kazanç kaybına ilişkin munzam zarar talebine dair işbu davanın kazanç kaybı kaleminin kasko poliçesi ile teminat altına alınmamış olması, davacının munzam zararını ispat eder yeterli delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık konusu dava, davacıya ait aracın yanması nedeniyle Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında alacağına geç ulaşmasından kaynaklı munzam zararın tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının taleplerinin taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesi kapsamında teminat altına alınmamış olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.