İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Diyarbakır ili Ergani ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 22 parsel sayılı 7517,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ, 145 ada 15 parsel sayılı 10996,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ, 157 ada 16 parsel sayılı 1466,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz susuz tarla ve 157 ada 26 parsel sayılı 2339,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz susuz tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Diyarbakır ili Ergani ilçesi Devletkuşu Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 128 ada 22 parsel, 145 ada 15 parsel, 157 ada 16 ve 26 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının davaya konu taşınmazlar üzerinde zilyetlik ve kullanımının bulunmadığını, zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak tespit işlemi yapıldığını, konuyla ilgili Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü Teknik Bürosu'nca yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen teknik raporda da geçmiş yıllarda herhangi bir kullanımın, zilyetliğin bulunmadığının tespit edildiğini, taşınmazların orman olma ihtimalinin de mevcut olduğunu beyanla, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın vasfının orman olduğunun tespiti halinde orman vasfıyla, aksi halde ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit gördüğünü, dava konusu taşınmazın kadimden beri davalının dedesi, babası ve davalı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, bu nedenle kadastro tespitinin yerinde olduğunu, taşınmazın 80 yılı aşkın bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını, Hazine ve ormanla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu Diyarbakır ili Ergani ilçesi Devletkuşu Mahallesi ... mevkii 128 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca mera niteliğiyle kamu orta malı olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına; davaya konu Diyarbakır ili Ergani ilçesi Devletkuşu mahallesi Küçük Kıner mevkii 145 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu Diyarbakır ili Ergani ilçesi Devletkuşu Mahallesi ... mevkii 157 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı ada ve parsel numarasıyla taşınmazın niteliği değiştirilerek ham toprak vasfıyla Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu Diyarbakır ili Ergani ilçesi Devletkuşu Mahallesi Buke Mura mevkii 157 ada 26 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı ada ve parsel numarasıyla taşınmazın niteliği değiştirilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazları gösterir fotoğraflara, incelenen hava fotoğraflarına ve ziraat bilirkişileri kurulunun görüşlerine göre çekişmeli 145 ada 15 parsel sayılı taşınmazın imar-ihya edilerek bağ vasfıyla tarım arazisi olarak ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur olarak kuru derenin bulunduğu, taşınmazın öncesi itibariyle zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte olduğu ve tespit günü itibariyle davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.