Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Mesai saati dışında Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca sanığın evinde yapılan aramada, 120 bidonda 7200 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında, motorini çiftçilikte kullanmak için aldığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.
Dava konusu eşyanın değerinin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sanığa etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın yalnızca gümrük vergileri toplamını ödediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Hükmün özünü oluşturan kısa kararda adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmediği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, hükmedilen adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmekle kısa karar ile gerekçeli karar arasında açık çelişki oluşturulması,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden engel adli sicil kaydı bulunmayan ve ihtar edilen kurum zararını giderdiği anlaşılan sanık hakkında, "daha evvel açılmış dava dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve denetim süresinde davamıza konu suçu işlediği anlaşıldığından" şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ve sanığın savunmasında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rıza gösterdiği dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.