İstinaf başvurularının esastan reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının ise esastan veya usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun) Geçici 5 inci maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında Antalya ili Döşemealtı ilçesi Kömürcüler Mahallesi 8197 ada 377 parsel sayılı 209.941,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında orman sayılmayan alanda kaldığı ve kullanım kadastrosuna tabi tutulan 20609183/20994183 metrekarelik kısmının 2007 yılından beri Antalya L tipi Kapalı Cezaevi olarak kullanılmakta olduğu şerhi yazılarak " L tipi Kapalı Cezaevi ve arsası.." vasfıyla; 8197 ada 453 parsel sayılı 13.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise yine beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında orman sayılmayan alanda kaldığı, bu parselin Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 29.09.2017 tarihli ve 44780 sayılı Yazısına istinaden Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne tahsisli olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı ... vekili; çekişmeli 8197 ada 453 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin kullanımında olan bir bölümünün Cezaevine tahsisli olduğundan bahisle tespitinin yapılmadığını ileri sürerek hatalı yapılan tespitin iptali ile bu bölümün ölçülerek beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle; ... vekili aynı taşınmazın müvekkilinin kullanımında olan bölümünün yapılan tespit çalışmalarında ölçülmediğini, cezaevine yapılan tahsisin hatalı olduğunu, zira tahsisli taşınmazın başka yer olduğunu ileri sürerek, vekil edeninin kullanımında olan taşınmaz bölümü yönünden yapılan tespitin iptali ile dava konusu yerin ölçülerek beyanlar hanesine kullanım şerhi verilmesi istemiyle; ... vekili; aynı taşınmazın müvekkilinin kullanımında olan bölümünün Cezaevine tahsisli olduğundan bahisle tespitinin yapılmadığını ileri sürerek hatalı yapılan tespitin iptali ile bu bölümün ölçülerek beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle; yine Nevhen Kürne vekili aynı taşınmazın müvekkilinin kullanımında olan bölümünün Cezaevine tahsisli olduğundan bahisle tespitinin yapılmadığını ileri sürerek hatalı yapılan tespitin iptali ile bu bölümün ölçülerek beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Davacı ... ise 8197 ada 377 parsel sayılı taşınmazın kullancısı olduğunu, Kadastro Müdürlüğünün çalışmalarında askı ilanında dava konusu taşınmaza isminin yazılmadığını ileri sürerek bu yerin kendi adına yazılmasını talep ve dava emiştir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda Asıl dosya davacısı ...'ün davasının sübut bulmadığından reddine, birleşen dosya davacısı Nevhen Kürne'nin 03.07.2019 tarihli harita ve ziraat mühendisince müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporundaki; 8197 ada 453 parsel içerisinde (A) harfi ile belirtilen kısım yönünden davasının sübut bulmadığından reddine, (B) harfi ile belirtilen kısım yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, birleşen dosya davacısı ...'in 03.07.2019 tarihli harita ve ziraat mühendisince müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporundaki; 8197 ada 453 parsel içerisinde (D) harfi ile belirtilen kısım yönünden davasının sübut bulmadığından reddine, (E) harfi ile belirtilen kısım yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, birleşen dosya davacısı ...'un davasının sübut bulmadığından reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın 17.02.2019 tarihli fen bilirkişi ek raporunda (A1) ile belirtilen kısım yönünden kabulüne, (A2) ile belirtilen kısım yönünden reddine, Antalya ili Döşemealtı ilçesi Kömürcüler Mahallesi 8197 ada 453 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 8197 ada 377 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanunun birinci maddesinin ikinci fıkrasının J bendi kapsamında Maliye Hazinesi adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parselde kullanım kadastrosuna tabi tutulan; 165126/20994183 m2 lik, 17.02.2020 tarihli fen bilirkişi ... 'nin ek raporu ve krokisinde A1=165126 m2 ile belirtilen kısım ...'ın kullanımındadır, 20444057/20994183 m2 lik kısım 2007 yılından beri Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi olarak kullanılmaktadır." şerhinin yazılarak taşınmazın kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup iş bu kararın Davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile ".... davacı ... adına kullanıcı şerhi verilen 377 parselin A1 bölümü yönüyle bu kısmın yerel bilirkişi beyanlarına göre öncesinin ... varislerine ait olduğu, ... Saçkan varislerinden olan tanık beyanı ile ise, davacının iddiası gibi buranın ... varisleri tarafından davacıya devredildiğinin bildirildiği, 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli 2009,2011, kanunun yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihinden öncesini gösterir 22.08.2016 tarihli ve bu tarihten sonrasını gösterir 18.11.2016 ve 2018 tarihli uydu fotoğraflarına göre bu kısmın fiili olarak kullanıldığının açıkça görülebildiği, 6292 Sayılı kanun'un 6/12. Maddesi dikkate alındığında taşınmaz üzerine kullanıcı şerhi verilmesinin taşınmazın satılacağı anlamına gelmediği, bu kapsamda kanunun tarafından öngörülen 07.09.2016 tarihinde taşınmazın A1 bölümünün kullanımda olduğu .." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin açıklanan bu nedenlerle ; Davacılar ..., ..., ... ve ...'ün istinaf nedenlerinin ise, davacı ...'in davaya konu ettiği 453 parselin D harfi ile gösterilen bölümünün 2009,2011,2013 ve 2016 tarihli uydu fotoğraflarına göre makilik niteliğinde bulunduğu, davacı Nevhen Kürne'nin davaya konu ettiği 453 parselin A harfi ile gösterilen bölümü, davacı ...'ün davaya konu ettiği 453 parselin G harfi ile gösterilen bölümü, davacı ...'un davaya konu ettiği 377 parselin A harfi ile gösterilen bölümü üzerinde uydu fotoğraflarına göre zilyetliğin bulunduğu yolunda açıklamalar var ise de; mahkemece 17.06.2019 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen iki tespit bilirkişisinin konuyla ilgili bilgileri olmadığını beyan ettikleri, yerel bilirkişi ...'ın ise davacı ...'ün davaya konu ettiği bölümün öncesinde babasına ait olduğunu, 1999/2000 yılından beri jandarma tarafından cezaevi yapılacak denilerek buraya sokulmadıklarını, davacı ...'ın cezaevi teknik personeli olduğunu ve kendisine müdahalede bulunamadıklarını, kanun geçtiği sırada burayı çevirdiğini, diğer davacıları ise tanımadığını beyan etmiş, başkaca bir tanık da dinlenmemiş, davacılar vekili tarafından davacı ... ve ...'un davaya konu taşınmaz bölümlerini önceki zilyetlerinden devraldıklarını gösterdiği iddiasıyla devir senetleri sunulmuş, mahkemece kaldırma sonrası davacılar vekiline tanık deliline dayandıkları halde tanık listesi verilmediği, mahkemece bunun için taraflarına süre de verilmediği, keşfin tanıksız icra edildiği hatırlatılarak tanık dinletme talepleri olup olmadığının sorulduğu, ancak davacılar vekilinin tanık dinletme taleplerinin olmadığını, müvekkillerinin dava aşamasında tanık dinletmeyeceklerini tarafında bildirdiğini beyan ettiği, hal böyle olunca yukarıda açıklandığı üzere uydu fotoğraflarında davacılar Nevher, ... ve ...'ın davaya konu ettiği bölümlerde bir kısım temizleme sürme faaliyetinden bahsedilse de bu faaliyetin davacılar ... ve ... veya sundukları senetlerde gösterdikleri bayiileri tarafından sürdürüldüğünün tanık beyanları ile ortaya konulamadığı, tanık dinletme taleplerinin de vekillerinin açık beyanı ile bulunmadığı, davacı ...'ın davaya konu ettiği bölümün ise öncesinde başkasına ait olduğunun ve davacı ...'ın fiili bir kullanımın olmadığının, cezaevi personeli olması sebebiyle kanun geçtiği sırada çevrildiğinin bildirildiği, davacı ...'in davaya konu ettiği bölümün ise fiilen kullanılan bir yer olmadığının uydu fotoğrafları ile sabit olduğu.." gerekçesiyle başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacılar ..., ..., ..., ... Vurgun vekili ile davalı Hazine ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve Ceza ve Tevfik Evleri Genel Müdürlüğüne izafeten ... Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına,
322,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 104,80 TL'nin temyiz eden davacı ... vd. alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.