Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.03.2019 tarihinde davacıların eşi/babası müteveffa sigortalının 11.03.2013 tarihinde dava dışı Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş.'den 120 ay vadeli tüketici kredisi kullandığı, banka şubesi tarafından kendisine yapılan Canım Sağolsun Yıllık Hayat Sigortası poliçesi olduğu, her yıl yenilemesi yapılan poliçenin son olarak 23.03.2018 tarihinde tanzim edildiği, 23.03.2018 - 23.03.2019 vadeli 75.000,00 TL teminat bedelli ise de teminat bedelinin tamamının değil müteveffa sigortalının ölüm tarihinden sonra kalan kredi borcunun ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 59.941,30 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu hayat sigorta poliçesinin 1 yıllık olduğunu, başlangıç tarihinin 23.03.2018 olduğunu, üç yıllık sigorta süresi dolmadığı için intiharın teminat dışı olduğunu, davacının psikolojik rahatsızlığını sakladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin tümünün sigorta tazminatı olarak ödenmesi gerektiği kanaatine varılmış ve başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B.İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, başvuruya konu hayat sigorta poliçesinin 1 yıllık olduğunu, başlangıç tarihinin 23.03.2018 olduğunu, üç yıllık sigorta süresi dolmadığı için intiharın teminat dışı olduğunu, davacının psikolojik rahatsızlığını sakladığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının poliçe başlangıç tarihinin 2018 yılı olduğu belirtilmesine ve buna dair poliçeler sunulmasına rağmen dayanaksız olarak poliçe başlangıç tarihinin 2013 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu poliçenin kredi bağlantılı bir poliçe olmadığını, poliçe başlama tarihinin 23.03.2018 olduğu göz önünde bulundurulduğunda en az 3 yıllık süre koşulunun gerçekleşmediğini, murisin akli melekelerinde bir rahatsızlık olduğuna dair bilgi ve belge de mevcut olmadığından sigortalının intiharının sigorta teminatı dışında olduğunu, müteveffa sigortalının intiharının akli melekelerindeki bir zayıflıktan ileri gelip gelmediği hususunda bir değerlendirme yapılacak ise bu durumun açık ve kesin bir şekilde tıbbi raporlarla ispatlanması gerekeceğini, poliçe tanzim tarihi olan 23.03.2018 tarihinde sigortalının akli melekelerindeki zayıflığı var ve bunu gizlemesi söz konusu ise poliçe tanzime ehil olup olmadığı hususlarında da sigorta şirketine karşı dürüst davranmadığı ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan vefat tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği açık olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulü ile yetinilip hangi miktar üzerinden davanın kabul edildiği, tazminatın kimden alınıp kime verileceği hususlarının belirtilmemesi nedeni ile infazı kabil bir hükümden söz edilemeyeceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek infazı kabil bir hüküm kurulmak üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.