HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesinin gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2018/2412 Esas 2020/2384 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine verdiği, 12.02.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 86/1,3-e, 87/4-2.cümle, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddesinden cezalandırılmalarına ve haksız tahrik indiriminin uygulanmamasına ilişkindir.

2. Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, haksız tahrik hükümlerinin derecesine, takdîri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

4. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun niteliğine, eksik kovuşturmaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunmanın varlığına, meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik hükümlerinin derecesine, takdîri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun niteliğine, eksik kovuşturmaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin derecesine, takdîri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

6. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun niteliğine, eksik kovuşturmaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunmanın varlığına, meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik hükümlerinin derecesine, takdîri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

1. Olay tarihinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar ..., ... ve ... ...'in arasında bakışma meselesi nedeniyle kimden kaynaklandığı belli olmayan sebepten dolayı tartışma çıktığı, Taha'nın yanında tanık Ahmet'in olduğu, Taha'nın abisi olan maktul ...'e telefonla haber

verdiği, diğer sanıkların ise ... ve Bilal'e haber verdikleri, Bulgar pazarı civarında buluştukları, kameraların olmadığı yerde tartışmanın gerçekleşmesi konusunda anlaştıkları, Mülayimtepe Bayırına doğru yöneldikleri, maktulün motosikletin oturak bölümünün altından kısa saplı tüfeğini çıkardığı, tüfeğin namlusunun yere doğru olduğu, sanık ...'nin çıkan tartışma esnasında maktulün beline sarıldığı, sanık ...'in ise maktulün elinde bulunan tüfeği almaya çalıştığı, ... isimli iş yerinin kamera kayıtlarından anlaşıldığı üzere maktulün sanıkların eylemleri neticesinde ayağının yerden kesilmesi ile birlikte tüfeğin patladığı, olayı oluş şekli ve silahın namlusunun durumuna bakıldığında maktulün amacının silah kullanmaya yönelik olmadığı, arbede sırasında silahın patladığının tarafınca doğrulandığı, maktulün elinden silahın düşmesinden sonra sanık ...'in yere düşen silahı alarak silahla maktulün kafa kısmına birkaç kez vurduğu, sanık ...'nin maktulün kafa kısmına birkaç kez vurduğu, diğer sanıkların da maktulün vücudunun diğer bölgelerine vurdukları, sanıkların fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak birlikte hareket ettikleri, maktul üzerinde ölüm neticesi ile sonuçlanan eylemlerinde ortak hakimiyet kurdukları, her bir eylemlerin ayrı ayrı maktulün direncini kırmaya yetecek derecede olduğu, dolayısıyla iştirak iradesinin varlığının kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıklar hakkında hüküm kurulurken kasten yaralama sonucu ölüme neden olma eyleminin silahla işlenmesi nedeniyle uygulama yapılırken yasa maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 86/1,3-e maddesi olarak gösterilmesi yerinde olduğundan tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.