5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/1-a-3,52/2-4,53/6,63. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kamyonu ile saat 17: 30 sıralarında D-817 karayolu üzerinden İskenderun istikametinden Osmaniye istikametine doğru geçme yasağını gösteren trafik işaret ve levhaları ve trafik hunileri dizilmek suretiyle tek şerit gidiş geliş olarak ayrılmış olan yolda seyir halindeyken önünde, yolun sağında aynı istikamette seyreden ...’in idaresindeki motosikleti sollamak isterken, motosikletin sol aynasına aracının sağ ön lastik ve tampon kısmıyla çarpıp, motosikletten düşen ...’i aracının altına alarak ölümüne neden olduktan sonra olay yerinden kaçtığının anlaşılması karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, takdirde yanılgıya düşülmemesi, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu sanık hakkında aşağı hadden ceza tayini, geçme yasağını gösterir işaret ve levhalara rağmen önündeki motosikleti sollamaya çalıştığından bilinçli taksir halinde bulunan sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 12.100,00 TL yerine 12.000,00 TL adli para cezasına hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 50. maddenin 4. fıkrası yerine 3. fıkranın gösterilmesi yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.

Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.