Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan ..., ..., ... ile Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hizmet tespiti istemine ilişkin olarak görülen iş bu davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada; davacı 03.05.1985 tarihinden 10.02.1990 tarihine kadar çalıştığının tespitini talep etmiş olup, mahkemece davacının 01.01.1986 – 30.07.1987 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair karar verilmiştir. Davacının 01.07.1987 – 12.07.1987 tarihleri arasında dava dışı başka iş yerinden bildiriminin bulunduğu, ayrıca davalı işyerinde yapılan denetimde düzenlenen 01.09.1986 tarihli durum tespit tutanağında davacının 01.07.1986 tarihinde işe başladığının belirtilmiş olup davacı imzasının da alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının talep konusu dönemde başka işyerinden bildirimi yapılan çalışmalarının davalı işyerinde çalıştığı şeklinde hüküm altına alınması ve davacı imzası bulunan 01.09.1986 tarihli durum tespit tutanağında 01.07.1986 tarihinde işe başladığının belirtilmiş olmasının dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan ..., ..., ... ile Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.