Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, Tasfiye Halinde S.S Yaşamkent Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinden iktisap ettiği daireyi 27.01.2011 tarihinde davalıya sattığını, davalının dairenin kooperatif dairesi olduğunu ve henüz tamamlanmadığını bilerek satın almasına rağmen kooperatif üyeliğini devralmadığını, bunun üzerine üyelik kaydının silinmesi için Kooperatife yaptığı başvurunun da reddedildiğini, Kooperatif tarafından 21.06.2011 tarihli Kooperatif Genel Kurulu kararına dayanarak ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1364 esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve daireyi davalıya satmış olmasına rağmen icra takibine konu borcu ödemek zorunda kaldığını, bunun üzerine ödemiş olduğu 3.762,00 TL’nin tahsili amacı ile davalı hakkında ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4124 esas sayılı icra dosyası ile başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile kooperatif üyeliği yolu ile edinmiş olduğu taşınmazı davalıya sattığı halde davalının üyeliği devralmaması nedeniyle kooperatife icra takibi sonucu ödediği miktarın davalıdan tahsili amacı ile başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olduğuna ilişkin dosyada iddia ve delil bulunmadığı gibi eldeki davada Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.