B O Z M A Ü Z E R İ N E

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 Tarihli 2006/458 Esas, 2013/240 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

B. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2016 tarihli ve 2015/5130 Esas, 2016/3912 Karar sayılı ilamı ile olayda sahte ruhsat ve sürücü belgesinin kullanılmasından dolayı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 Tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/74 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62,52,53,58 ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 10 ay hapis 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62,53,58 ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir.

1.Sanığın, 12.10.2005 tarihinde akrabası olan katılan ...'e 3.500,00 TL bedelle araç sattığı, katılanın aracı oto tamircisi olan tanık S.U.'ya götürdüğünde aracın motor ve şasi numaraları ile ruhsatta yazan numaraların uyuşmadığını anlayıp bu durumu sanıkla görüştüğünde sanığın aracı alarak durumu düzeltip getireceğini söylediği, bir süre sonra temyiz dışı sanık ...'nun mağdur ...'den ...adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile kiraladığı araçla katılanın evine gelerek sanık ...'e olan borcuna karşılık elinde bulunan aracı kendisine vereceğini söylediği, bu sırada sanık ...'in yanında ...olduğunu beyan eden bir bayanın bulunduğu, katılan ve sanık ...'in aralarında 6.500,00 TL bedele anlaştıkları, katılanın daha önce verdiği 3.500,00 TL'yi bu fiyattan düştüğü ve 2.000,00 TL daha vererek kalan 1.000,00 TL için ise aracın devri sonrasında ödeme hususunda anlaştıkları, katılanın daha sonra devir için sanık ...'i aradığı ancak ulaşamayınca ruhsatta araç sahibi olarak görünen mağdur ...'ün yanına gittiğinde durumun ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık ve temyiz dışı sanıkların suçlamayı kabul etmeyip birbirlerini suçladıkları görülmüştür.

3. Katılan, mağdur, tanık S.U.'nun beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür.

4. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemlern kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan ruhsat belgesi ve Ş.E. adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi kullanılarak nitelikli dolandırıcılık ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek sübut bulan suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sahte ruhsat ve sürücü belgelerinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olmayıp sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olduğu ve sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden hüküm tarihine kadar bu süre gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla suç vasfında hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzelterek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Ancak, bozma öncesi tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve kararı sanığın temyiz ettiği halde bozma sonrası kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/74 karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/74 karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sanık hakkında tekerrür uygulanmasına dair A/11 inci bendinin ikinci paragrafının çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.