HÜKÜMLER: Beraat, Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2014 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2.Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararıyla, sanık ... Yıldıırm hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında parada sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

A. Sanık ...'ın temyiz isteği; suç işleme kastı bulunmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, delil yetersizliğine, üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza verildiğine, eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci ya da üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçu işlediklerinden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanık ...'ın temin ettiği sahte olarak üretilmiş paraları Nusaybin ilçesinde piyasaya süreceği yönünde istihbari bilgiler edinilmesi üzerine yapılan teknik takipte, olay günü Diyarbakır İli Ergani İlçesinden sanık ...'un sevk ve idaresindeki 21 HD *** plaka sayılı araç ile sanık ...'ın, arkadan ise diğer sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 59 TA *** plaka sayılı araç ile sanık ...'ın birlikte yola çıktıklarının tespit edildiği, sanıkların Nusaybin İlçe girişinde durdurulduklarında, sanık ...'ın üzerinden 56 adet sahte her biri 50,00 TL değerindeki sahte olarak üretilmiş paranın ve aynı gün sanık ...'ın Ergani İlçesinde bulunan evinde yapılan aramada 102 adet her biri 50,00 TL değerindeki sahte paranın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

1.Dava dosyası kapsamında yer alan 12.09.2013 tarihli fiziki takip tutanağı, 15.09.2013 tarihli ev arama tutanağı, ihbar tutanağı, 15.09.2013 tarihli sayım ve tespit tutanağı, yakalama tutanağı, istihbari bilgi alma tutanağı, olay tutanağı, T.C. ...'ndan alınan 30.10.2013 ve 04.11.2013 tarihli raporlar, 08.09.2013,09.09.2013,11.09.2013 tarihlerinde sanıklar ..., ... ve temyiz dışı başka dosyada sanık ... arasında geçen görüşmelere ilişkin tutanaklar ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ile ...'ın İstanbul iline giderek temyiz dışı sanık ... ile buluştukları temin ettikleri sahte paralar ile tekrar Diyarbakır iline döndükleri, olay günü "çorap, büyük, küçük, ufak" şeklinde adlandırdıkları sahte paraları piyasaya sürmek için öncü ve artçı iki araç halinde Nusaybin'e gitmek üzere yola çıktıkları, sanıkların telefonda sürekli irtibat halinde oldukları, sanık ...'ın yola çıkmadan önce evine uğrayarak sahte para almasından dolayı yola çıkmakta geciktiği nihayetinde sanıkların bulundukları araçların Nusaybin ilçesinde durdurulduğu, yapılan aramada sanık ...'ın üzerinden ve ayrıca evinden suça konu sahte paraların ele geçirildiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçu işleyen sanık hakkında Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

1.Dava dosyasında yer alan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte yakalandıklarında yapılan aramada sanıklardan herhangi bir suç eşyasının ele geçirilmemesi, sanıkların aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmaları, yapılan dinlemelerde sanık ...'ın sahte para bulundurduğunu bildiklerine yönelik herhangi bir ifadenin yer almaması karşısında, Mahkemece, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediği yönünde şüphe olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının, sanıkların cezalandırılması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen beraat kararına hükmedilirken uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi olduğu gösterilmeyerek aynı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

1.Dava dosyası kapsamında yer alan 08.09.2013,09.09.2013,11.09.2013 tarihlerinde sanıklar ..., ... ve temyiz dışı başka dosyada sanık ... arasında geçen görüşmelere ilişkin tutanaklar ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ile ...'ın İstanbul iline giderek temyiz dışı sanık ... ile buluştukları temin ettikleri sahte paralar ile tekrar Diyarbakır iline döndükleri, olaydan bir gün önce sanıkların arasında geçen telefon görüşmesinde sanık ...'ın diğer sanık ...'a "benzin menzin parası var mı sende" dediği, sanık ...'ın da "ya işte o 50 milyon, 50 milyon var bende" şeklinde cevap verdiği, "çorap, büyük, küçük, ufak" şeklinde adlandırdıkları sahte paraları piyasaya sürmek için öncü ve artçı iki araç halinde Nusaybin'e gitmek üzere yola çıktıkları, sanıkların telefonda sürekli irtibat halinde oldukları dolayısıyla sanık ...'ın sanık ...'da suça konu sahte paraların bulunduğundan haberdar olduğu anlaşılmakla, sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ...'ın üzerlerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de; sanık hakkında beraat hükmü kurulurken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanıklar ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli 2014/46 Esas 2016/358 kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli 2014/46 Esas 2016/358 kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) bendinde yer alan "BERAATLERİNE" ibaresinden önce gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (c) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli 2014/46 Esas 2016/358 kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.