Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve iyi hal indiriminin uygulanmamasına ilişkindir.
1.Olay tarihinde kamyon garajında park halinde bulunan...plakalı tırın şoförü olan sınığın, polis ekiplerince yapılan kimlik kontrolünde kendi fotoğrafına havi ancak müşteki ...'ya ait nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3....Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 08.09.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesindeki sahteciliğinin fotoğraf değişikliği suretiyle gerçekleştiği ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece adli emanetin 2014/825 sırasında kayıtlı nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin duruşmaya getirtildiği, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, belgelerin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.
5. Sanığın ikrarı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/616 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.